En İyi Mama Sandalyesi Nasıl Olmalı? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Bakış Sevgili Beli ziyaretçileri, bugün “En iyi mama sandalyesi nasıl olmalı” konusunda bilinmesi gerekenleri ele alıyoruz. Bugün yine toplu taşımada bir anne ve babanın küçük çocuklarıyla nasıl mücadele ettiğini gördüm. Çocukları sandalyede oturmaktan nefret ediyordu ve ebeveynler, çocuklarını düzgün bir şekilde oturtmaya çalışırken zorlanıyordu. Bu sahne bana, “En iyi mama sandalyesi nasıl olmalı?” sorusunu tekrar gündeme getirdi. Herkesin hayatına dokunan bir konu ama aslında bu soruyu sadece ebeveynler değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlar açısından da sorgulamak gerekiyor. Bunu biraz daha açalım ve…
Yorum BırakKısa Not Defteri Yazılar
Okçulukla Tanıştığım Gün Kayseri’de sabahın erken saatleri, hâlâ serin ve hafif sisliydi. Güneş, Erciyes’in arkasından doğarken gökyüzünü pembe ve turuncunun karışımı bir renkle boyuyordu. O gün, kasabanın kenarındaki boş alanda bir arkadaşımın beni sürüklediği okçuluk kulübüne ilk kez gitmeye karar verdim. Kalbim, nedense sıradan bir sabah yürüyüşünden çok daha hızlı atıyordu; heyecanla karışık bir endişe vardı içimde. Okçuluğun büyüsünü anlamam, ilk okumu elime aldığımda başladı. Yayın ağırlığını hissetmek, okları yerleştirmek ve hedefe doğru çekmek… Sanki her hareket, nefesimle senkronize bir ritimle ilerliyordu. İlk denememde ok, hedefin birkaç santim yanına gitti. İçimde hayal kırıklığı çırpındı; “Ne kadar da kolay değilmiş” diye…
Yorum BırakBorsada T+2 Bakiyesi: Edebiyatın Aynasından Finansal Bir Yolculuk Kelimenin gücü, ister bir romanın sayfalarında ister bir borsa raporunda olsun, dönüştürücü bir etkiye sahiptir. Bir edebiyatçının gözünden bakıldığında, T+2 bakiyesi yalnızca bir finansal terim değildir; zamanın, beklentinin ve insan deneyiminin metaforik bir izdüşümüdür. Borsada T+2 bakiyesi, işlemin yapıldığı günün iki iş günü sonrasındaki mutabakat tarihine işaret eder; ancak edebiyat perspektifiyle ele alındığında, bu terim bize gecikmenin, sabrın ve belirsizliğin edebî yansımalarını düşündürür. Zamanın Edebi Katmanları ve T+2 Romanlarda zaman, düz bir çizgi değil, dalgalı ve çok katmanlı bir deneyimdir. Virginia Woolf’un Mrs Dalloway’inde bir günün içindeki içsel zaman ile dışsal zaman…
Yorum BırakKortizon İğnesinden Sonra Nasıl Beslenmeli? Kültürel Göreliliğin Peşinde Bir seyahate çıkmak gibi düşünün; farklı coğrafyalarda, farklı yemek masalarında, farklı ritüellerin ortasında dolaşıyorsunuz. İşte kortizon iğnesi sonrası beslenme konusu da tıpkı böyle bir keşif yolculuğu olabilir. Bu yazıda, sadece biyolojik öneriler değil, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarının kültürler üzerinden nasıl şekillendiğine dair bir antropolojik perspektif sunacağım. Kortizon iğnesinden sonra nasıl beslenmeli? kültürel görelilik çerçevesinde tartışmak, farklı toplumların sağlığı anlamlandırma biçimlerini anlamamıza olanak tanır. Ritüeller ve Tıbbi Beslenme Beslenme, çoğu kültürde yalnızca enerji ve besin sağlama eylemi değildir; ritüel, sembol ve sosyal bağları pekiştiren bir etkinliktir. Kortizon iğnesi sonrası tüketilecek gıdaların seçimi, sadece…
Yorum BırakHz. Îsâ’nın Cesedi Nerede? – Cesur ve Eleştirel Bir Bakış Giriş: Konuya Net Bir Başlangıç İzmir’in kafamı açan sahillerinde oturup düşündüğümde, Hz. Îsâ’nın cesedi nerede sorusu aklımdan çıkmıyor. Dürüst olayım: Bu konuya net bir fikirle giriyorum – bence cevap, tarihî veriler ve kutsal metinler arasındaki çatışmanın ortasında kaybolmuş bir muamma. Kur’an, Hz. Îsâ’nın çarmıha gerilmediğini ve Allah tarafından göğe yükseltildiğini söylüyor. Hristiyan metinleri ise ölümünü ve dirilişini vurguluyor. Yani, elimizde iki farklı gerçeklik var ve hangisine inanacağımız, biraz da hangi paradigmanın bize daha cazip geldiğine bağlı. Şunu açıkça söyleyeyim: Ben, mantık açısından bakınca “bir ceset yok, çünkü Kur’an açıkça öldürülmedi…
Yorum Bırakİhtiyati Tedbir ve İhtiyati Haciz Arasındaki Fark Nedir? Küresel ve Yerel Perspektif Selam! Geçen gün iş çıkışı kafamda dönüp duran bir konu vardı: “İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz arasındaki fark nedir?” dedim kendi kendime. İnsan sürekli dünyayı ve hukuku takip ediyor ya, bazı kavramlar özellikle kafa karıştırıyor. Bursa’da yaşıyor, 26 yaşında bir beyaz yaka çalışan olarak hem Türkiye’yi hem dünyayı gözlemleyince fark ediyor insan; bazı şeyler sadece yasal terminoloji değil, kültürden kültüre değişiyor. O yüzden hadi bunu biraz açalım. İhtiyati Tedbir Nedir? Öncelikle ihtiyati tedbirden başlayalım. İhtiyati tedbir, bir davanın sonuçlanmasını beklerken tarafların haklarını korumak amacıyla mahkeme tarafından alınan geçici…
Yorum BırakKelimenin Gücü ve Kamulaştırmanın Edebi Yansımaları Edebiyat, yalnızca kelimelerden ibaret bir düzlem değildir; aynı zamanda anlatının dönüştürücü gücü ile toplumsal, bireysel ve mekânsal ilişkileri yeniden kurar. Bir şehir planlamasındaki taşınmazın kamulaştırılması gibi somut bir hukuk konusu, edebiyatın lirik ve kurmacasal dünyasında farklı bir ışıkla okunabilir. Valiliklerin, yani kamu otoritelerinin mülkiyeti devralma yetkisi, sadece teknik bir prosedür değildir; aynı zamanda mülkiyet, aidiyet ve mekânın anlatı teknikleri ile biçimlenen edebiyatî yansımasıdır. Bu yazıda, “Valilik kamulaştırma yapabilir mi?” sorusunu, edebiyat kuramlarının ve metinler arası ilişkilerin ışığında keşfedeceğiz. Kamulaştırma ve Toplumsal Metinler Kamulaştırma, bir bakıma Michel Foucault’nun iktidar ve mekân ilişkisi üzerine yaptığı çözümlemeleri…
Yorum BırakKambiyo Senedi Türleri Üzerine Tarihsel Bir Yolculuk Geçmişin izlerini sürmek, bugünümüzü anlamanın en güçlü yollarından biridir. Kambiyo senetleri gibi finansal araçların tarihini inceledikçe, sadece ticaret ve ekonomi değil, toplumların güven kültürü, hukuki yapısı ve sosyal dinamikleri de gözler önüne serilir. Peki, kambiyo senedi türleri tarih boyunca nasıl evrildi ve bu dönüşüm günümüzde hangi paralellikleri yaratıyor? Orta Çağ Avrupa’sında Kambiyo Senetlerinin Doğuşu Kambiyo senetlerinin ilk biçimleri, 12. ve 13. yüzyılda İtalya’nın ticaret şehirlerinde ortaya çıktı. Floransa ve Venedik gibi liman kentlerinde tüccarlar, nakit taşımanın riskini azaltmak için bonolar ve senetler kullanıyordu. O dönemdeki senetler genellikle basitçe “ödeme emri” niteliğindeydi ve sadece…
Yorum Bırakİzmir’deki Hipodrom Nedir? Tarih ve Modern Yaşamın Kesişimi İzmir’deki hipodrom deyince aklımıza genellikle büyük at yarışları, renkli tribünler ve heyecanlı bahisler gelir. Ama işin bilimsel boyutu da oldukça ilginç. Hipodrom, basitçe anlatmak gerekirse, atların koştuğu, yarışların düzenlendiği ve hem spor hem de eğlence amaçlı kullanılan özel bir alan. Ama bunu sadece bir yarış pisti olarak düşünmek haksızlık olur; hipodromlar, sosyolojik, ekonomik ve çevresel açıdan da değerlendirilmesi gereken karmaşık yapılardır. İzmir’deki hipodrom ise Türkiye’deki modern hipodromların en önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Hipodromun Tarihçesi ve İzmir’in Yeri Hipodrom kelimesi Yunanca “hippos” (at) ve “dromos” (koşu) kelimelerinin birleşiminden geliyor. Eski Yunan…
Yorum BırakGüç, Ölçüm ve Toplumsal Düzen: Kalibrasyon Yapılmadığında Siyaset Güç ilişkileri, toplumsal düzen ve meşruiyet arasındaki dengeyi anlamak, siyasetin temel meselelerinden biridir. Ancak ölçümler, standartlar ve değerlendirme mekanizmaları eksik veya hatalı olduğunda, bu denge ciddi biçimde sarsılır. Kalibrasyon yapılmazsa, yani politik ve kurumsal araçlar kendi amaçlarına uygun şekilde doğru biçimde ayarlanmazsa, toplumsal düzenin kırılganlığı, iktidar ilişkilerindeki sapmalar ve yurttaş katılımındaki bozulmalar gözle görülür hale gelir. İktidar ve Kalibrasyon: Gücün Ölçülemediği Sistemler Kalibrasyon yapılmayan siyasal sistemlerde iktidarın sınırları belirsizleşir. Max Weber’in otorite tipolojisi, iktidarın meşruiyetini üç şekilde tanımlar: geleneksel, karizmatik ve rasyonel-legal. Ölçüm ve standart mekanizmalarının eksikliği, özellikle rasyonel-legal meşruiyetin zayıflamasına yol…
Yorum Bırak