Keykubat Plajı Sığ Mı? Bir Yaz Anısının Derinliklerinde
Yaz geldiğinde, Kayseri’deki sıkıcı, kuru sıcaklardan kaçmak için her zaman sahile gitmeyi hayal ederim. O yüzden bir sabah, “Hadi, bu yaz tatilinde Antalya’nın Keykubat Plajı’na gidelim!” dedim. O an o kadar heyecanlıydım ki, kendimi denizin serin sularına atmayı neredeyse kafamda tam olarak canlandırmıştım. “Keykubat Plajı sığ mı?” sorusu aklımdan bile geçmedi. İnanın, o kadar heyecanlıydım ki, hiçbir detayı göz önünde bulundurmadım. Ama, o gün orada yaşadığım deneyim, bana her şeyin görünenden çok daha derin olduğunu öğretti.
Hayalini Kurduğum O An: Denizle Tanışma
Sabahın erken saatleriydi. Gözlerimde hala uyku vardı ama denizin sesi, uzaklardan bile kulağıma geliyordu. Her adımda biraz daha yaklaşırken, vücudumda bir rahatlama hissettim. O an, tam denize girmeye karar vermişken, içimde bir soru belirdi: “Keykubat Plajı sığ mı?” Hani sığ olursa, böyle yavaşça suya doğru ilerleyip gözlerimi kapatarak kendimi dinlendirebilirim diye düşünmüştüm. Ama ya derin olursa? O zaman ne yapacağım? Derin sular hep bana biraz korkutucu gelir. Küçükken suya girmekte zorlanırdım, ama o gün hiçbir şeyin beni durdurmasına izin vermeyeceğime karar verdim.
Ayaklarımın kumda kayıp gitmesine aldırmadan, suya doğru ilerledim. Her adımda kalbim biraz daha hızla çarpmaya başladı. Suya ilk adımımı attım, denizin serinliği tüm bedenimi sarmaya başladı. Biraz daha yürüdüm, ve evet, su gerçekten de oldukça sığdı. Ayaklarım rahatça yere değiyordu. Bunu düşündüğümde, bir an içimdeki kaygı tamamen kayboldu. Hayal ettiğim gibi, su ayağımın altına kadar sığdı. Keykubat Plajı sığ mı sorusunun cevabını çoktan almıştım: Evet, gerçekten de sığdı!
Ama sığlık sadece fiziksel bir ölçüm değil, ruhumda da bir sığlık olduğunu fark ettim. Dalgaların sesiyle birleşen o an, bana bazen hayatta ilerlemeyi başaramadığımızda, derinliklerin korkutucu olduğunu ama bazen de sadece sığlıkla yetinmemiz gerektiğini hatırlattı.
(İç sesim: “Buna alışmak zor, her şey o kadar basit olsaydı…”)
Dalgalarla Dans: Sığlık ve Derinlik Arasında
Suyu daha fazla hissettikçe, her şeyin bir denge olduğunu fark ettim. Her ne kadar sığ olsa da, deniz bana bazen insan hayatındaki zorlukları hatırlattı. Hayat, bazen öyle sığ gelir ki, her şey bir anda gözlerinizin önüne serilir, hiçbir engel yok gibi hissedersiniz. Ama sonra, derinlere inmek istersiniz. O yüzden dalgalar biraz daha yükseldiğinde, suyu hissetmeye başladım ve bir anda kendimi daha da rahat hissettim. Keykubat Plajı sığ mı sorusunun cevabını bir kez daha sorguladım. Su, bazen sığ bazen derindi; ama her durumda, o derinliklere dalma cesaretini gösterdiğinizde, size yeni bir şeyler öğretiyor.
İşte o an, denizin bana söyledikleri: “Bazen hayatta çok fazla derinlik arayışına gireriz. Ama çoğu zaman, sadece sığ olanı kabul etmek ve içindeki güzellikleri görmek daha değerli olur.”
Bir süre sonra, suyun içinde biraz daha rahatladım. Ayaklarım yere basarken, biraz kayarak, birkaç adım daha attım. Derin suyu hayal etmiştim ama aslında sığ suyun içinde geçirdiğim zaman bana çok daha fazla huzur verdi. Ne kadar derin su aradığımı fark etmeden, sığ suyun sakinliği içinde kayboldum.
(İç sesim: “Bazen kaybolmak zorunda kalırsınız, ama kaybolmak da bir şekilde sizi bulur…”)
O Anın İçinde: Bir Sonraki Adımı Düşünürken
Keykubat Plajı’nın sığ olması, bana aslında birçok şeyi öğretmişti. Sığ olmak, insanın kendi içinde kalıp huzur bulmasıydı. O kadar basitti ki, denizin dibine bakarken bir anda hayatın basitliğini fark ettim. Bazen, insanların sürekli derinliklere dalma arzusu, onlara sadece korku ve kaybolma hissi veriyor. Halbuki, sığ suların içinde kaybolmak, gerçekte o kadar da kötü bir şey değildi. Huzurlu, sakin ve saf bir şekilde insanın içindeki denizi keşfetmesine yardımcı oluyordu. İşte o an, o sığ suya her adım attığımda, hayatta kaçırdığım o kadar çok şeyi fark ettim.
Çünkü derinlik, bazen bizim gözlerimizde değil, içimizdeydi.
Sonuç: Sığlık ve Derinlik Arasında Bir Denge
Keykubat Plajı’nın sığ olmasının bana kattığı bir ders vardı. Hayatta her şeyin bir dengesi vardır. Sığlık, bazen öyle derin anlamlar taşır ki, adımlarımızı daha dikkatli atmamızı sağlar. Ne kadar derin sularda kaybolmaya çalışsak da, belki de en güzel zaman, en basit olan anlarda gizlidir. Benim için Keykubat Plajı, bir hayatın sığlıkları ve derinlikleri arasındaki mükemmel bir dengeyi simgeliyordu. Ve her adımda, huzurun ne kadar basit ve aynı zamanda derin olduğunu bir kez daha anladım.
Belki de bazen hayatta sığlıkla yetinmek, gerçekten de en doğru karar olabilir.