Mahi Ne Demek Rumca? Anlatacak Bir Hikâyem Var
Kayseri’nin o sakin sokaklarında, bir çay içiminin bile bazen anıtsallaştığı bir hayatım var. 25 yaşımdayım ve her anımı, düşüncelerimi, hayallerimi günlüklerime yazıyorum. Duygularımı saklamak ne mümkün! En derin korkularım, umutlarım, hayal kırıklıklarım… Hepsi kâğıda dökülür, bazen hıçkırıklarla, bazen derin bir iç çekişle.
Bugün, biraz farklı bir şey paylaşmak istiyorum. Bildiğiniz gibi, bazen bir kelime ya da cümle bir hayatı değiştirebilir. “Mahi” kelimesi işte tam da böyle bir kelime oldu benim için. Sadece Rumca’da anlamını öğrenmek değil, bir anlamda hayatıma dokunması da gerekiyordu. Gelin, o anı anlatayım.
—
Bir Günü Değiştiren An
Kayseri’nin sabahları… Hafifçe donduran soğuk, ama bir o kadar da sıcak hissettiren güneşin ilk ışıkları. Ben, klasik bir sabah uyandığımda, evimin balkonunda, elinde kahvesiyle hayatına devam eden bir kadına bakarken, aklımda bir düşünce vardı: “Mahi ne demek Rumca?” Sonunda karar verdim, bu soruyu birisine sormak gerekiyordu. Tabii, bu kadar basit bir soru sormakla bile hayatımda bir değişiklik yaratacak bir şeye dönüşeceğini hiç düşünmemiştim.
İçimdeki merak, seni, yani ona ne kadar da yakın hissetsem de, bir şekilde çok uzak bir insana dönüştürdü. Yavaşça telefonumu elime aldım ve eski dostum, Elif’e mesaj attım: “Mahi, ne demek Rumca?”
Elif, gülümseyerek cevap verdi: “Mahi, deniz anlamına gelir.” Basit bir cevap, değil mi? Ama o an bir şey vardı. O cevabın beni etkileyen bir havası vardı. “Deniz” derken birinin içinde tüm duygularını, hayallerini, umutlarını barındırdığı bir dünyanın kapısını araladım gibi hissettim. Sanki Elif bana bir kelimeyle bir okyanusun derinliklerine inmeyi vaat etmişti.
—
Deniz, Senin İçin Ne Anlama Gelir?
Deniz… Hep uzak bir yer gibi gelmişti bana. Kayseri’nin kalbinde büyüdüğüm için denizle pek yüz yüze gelme şansım olmadı. Belki de bu yüzden deniz her zaman içimde bir boşluk bırakmıştı. Deniz, bazen huzur, bazen fırtına, bazen de yalnızlık demekti. Ama bir şekilde, her şeyin içinde denizi hissetmiştim. Gözlerimi kapatıp denizin sesini duyabiliyor, o engin maviliğin içinde kaybolabiliyordum.
O an, “Mahi” kelimesi bende farklı bir anlam kazandı. Bir kelimenin bu kadar duygusal bir etki yaratması… Beni derinlere sürüklüyordu. Kendimi, ruhumun bir parçasını kaybetmiş gibi hissettim. Belki de çok uzun zamandır içimde hissetmediğim bir duyguyu hatırlıyordum. Kaybetmek. Kaybettiğim bir şey vardı, fakat neydi? O kadar çok zaman geçmişti ki…
—
Mahi: Sadece Bir Kelime Değil
Saatler geçtikçe, “Mahi” kelimesinin içindeki denizle ilgili hislerim daha da büyüdü. Deniz… Bir dalga gibi gelirken, bir çığ gibi büyüdü. O an, duygularımın büyümesiyle birlikte, bu kelimenin daha fazla anlam taşıması gerektiğini fark ettim. Eğer Mahi denizse, deniz beni nereye götürüyordu? O gün, sabah kalktığımda bildiğim her şey farklıydı. Bir kelime bana hayatımı sorgulatmıştı. İnsanın yaşadığı yer, doğru yolda olup olmadığını nasıl hissettiğini belirliyor mu?
Ve sonra, akşam üzeri, saat yedi civarı, sokakta yürürken, gözlerim denizin rengi gibi parlak bir şey gördü. Hafif bir rüzgar, kulaklarımda fısıldayarak, bana huzuru getiriyordu. Bir an, sadece adımlarımı duydum. Ama içimde bir ses vardı. O sesi dinlemeliydim.
Bir insanın kalbini aramak, deniz gibi derinlere inmeyi gerektirir. Kendimi kaybetmiştim, denizin içinde kaybolan bir dalga gibi. Ama kaybolmak da bazen güzeldir. O kaybolmuşlukta, kaybettiklerinizi hatırlayabilirsiniz.
—
Hüzünle Karışan Umut
O günün sonunda, Elif’le yaptığım sohbet kafamda hep dönüp duruyordu. “Mahi, deniz…” Bir kelime, bana bir dünya sunmuştu. Ama asıl önemli olan şey, denizin ne anlama geldiği değil, denize girmekti. Bir gün, denize girip, derinliklerinde kaybolmak istiyorum. Bunu ancak anladım. Bir kelimenin bana gösterdiği yol, sadece bir başlangıçtı.
İçimde, kaybolmuş bir şey vardı. Ama belki de kaybolmak, bir anlam aramak değildir. Belki kaybolmak, yeniden bulunmaya açık olmaktır. Bir kelime, hayatımda dönüşüm yaratabilir. “Mahi” demek, denizin içinde kaybolmak demekti. Ama kaybolduğumda, kendimi bulabileceğimi de öğrenmiştim.
Ve deniz, o kadar güzel ki… Kendimi ona bırakırken, içimdeki tüm korkuları ve kaygıları bir kenara koyabiliyorum. O zaman, her şey daha anlamlı oluyor. Mahi, deniz, kaybolmak, bulmak… Hepsi, aynı derinliklere inmeye karar veren bir yolculuk.
—
Sonuç: Bir Kelimeyle Başlayan Bir Yolculuk
Mahi, Rumca bir kelime, ama bana çok daha fazlasını ifade etti. O anı, o gülümsemeyi, o kaybolmuş duyguyu hatırlayarak yazıyorum. Mahi, bir denizin adıdır. Ama bana, kaybolduğumda yeniden bulabileceğim bir yerin haritasını sunuyor. Yani, deniz gibi kaybolmam, aslında hayatıma bir yön vermekti.
İçimdeki duyguları denizin derinliklerinde kaybettim, ama bir gün o deniz beni yeniden bulacak. Denizde kaybolmak, bulmakla eşdeğerdir. Bunu öğrendim. Bu kelimenin bana sunduğu huzur ve kaybolmuşluk duygusu, hayatıma daha anlamlı bir şekil verdi.
O yüzden, Mahi ne demek Rumca’da? Sadece bir kelime değil. O, bir yolculuğun başlangıcı. Beni bekleyen bir yerin, bir umudun simgesi. Ve belki de, bir gün, bu denizde kaybolursam, o kaybolduğum yerde kendimi bulurum.